Açık Re majör basarken ince Mi telindeki parmağı kaldırdığınızda akor bir anda ferahlar; aynı teli üçüncü perdeye bastığınızda bu kez bekleyen bir gerilim duyulur. İlk biçim Dsus2, ikincisi Dsus4’tür. Her iki değişimde de majör–minör kimliğini taşıyan üçlü geçici olarak ortadan kalkar. Add9 ise başka bir işlem yapar: üçlüyü korur ve akora ek bir renk sesi getirir.
“Sus” neyin kısaltmasıdır?
sus, İngilizce suspended, yani “askıya alınmış” sözcüğünün kısaltmasıdır; “sustained” ya da sesi uzun tutmak anlamına gelmez. Bir sus akorunda kök ile beşli kalırken üçlü, ikinci veya dördüncü dereceyle değiştirilir. Üçlü bulunmadığı için yalın sus2 ve sus4 yapılarını majör ya da minör diye adlandırmak doğru değildir.
Tarihsel süspansiyonda önceki armoniden tutulan bir ses çoğunlukla aşağı doğru çözülür. Modern pop ve gitar akor sembollerinde ise sus, çalınacak nota kümesini de doğrudan gösterebilir. Dsus4’ün D’ye çözülmesi kulağa doğal gelebilir, fakat her sus sembolü zorunlu bir çözülme emri değildir. Düzenleme, melodiyi ve sonraki akoru dinleyerek karar verir.
| Akor | Derece formülü | Do kökünde notalar | Üçlünün durumu |
|---|---|---|---|
| Csus2 | 1–2–5 | Do–Re–Sol | Mi yerine Re gelir. |
| Csus4 | 1–4–5 | Do–Fa–Sol | Mi yerine Fa gelir. |
| Cadd9 | 1–3–5–9 | Do–Mi–Sol–Re | Mi kalır, Re eklenir. |
İkinci derece ile dokuzuncu derece aynı nota adına karşılık gelebilir; Do için ikisi de Re’dir. Sayının dokuz olması, ek sesin üçlü yapının üst uzantısı olarak düşünüldüğünü anlatır. En pratik ayrım üçlünün bulunup bulunmadığıdır: Csus2’de Mi yoktur; Cadd9’da Mi korunur ve Re eklenir. Gitar şekli bazı sesleri farklı oktavlarda tekrarlasa da bu üçlü kontrolü değişmez. Önce üçlünün görevini kavramak isterseniz majör ve minör akor formüllerindeki 1–3–5 ilişkisini yeniden çalın.
Re ailesinde tek parmakla üç renk
Dizilimler standart akort için altıncı telden birinci tele okunur. x işaretli kalın Mi ve La tellerini çalmayın; açık Re, akorun en pes sesi olsun. 0 açık tel, diğer rakamlar perde numarasıdır.
Teller: 6 5 4 3 2 1
D: x x 0 2 3 2
Dsus2: x x 0 2 3 0
Dsus4: x x 0 2 3 3
- D: Re–La–Re–Fa♯ seslerini verir; Fa♯ majör üçlüdür.
- Dsus2: Fa♯ yerine açık ince Mi duyulur; farklı notalar Re–Mi–La’dır.
- Dsus4: Fa♯ yerine ince tel üçüncü perdedeki Sol gelir; yapı Re–Sol–La’dır.
İşaret parmağını üçüncü tel ikinci perdede, yüzük parmağını ikinci tel üçüncü perdede sabit tutun. D’den Dsus2’ye giderken ince teldeki orta parmağı kaldırın. Dsus4 için ince tel üçüncü perdeye serçe parmağı ekleyin. Parmakların geri kalanı yerinde kaldığı için bu aile, ortak parmakla akor geçişi çalışmak için elverişlidir. Sabit parmakları gereksiz yere havaya kaldırmak hem zamanı hem de geçiş temizliğini bozar.
Add9 üçlüyü neden korur?
Açık Cadd9 için yaygın bir dizilim x-3-2-0-3-3 biçimindedir. Altıncı tel susturulur; duyulan farklı notalar Do, Mi, Sol ve Re’dir. Beşinci telde Do kök, dördüncü teldeki Mi majör üçlü, açık Sol beşli, ikinci teldeki Re dokuzlu renk sesidir. İnce teldeki Sol, beşliyi başka oktavda tekrarlar. Dolayısıyla Cadd9 hâlâ belirgin biçimde majör bir temel taşır.
Teller: 6 5 4 3 2 1
Cadd9: x 3 2 0 3 3
G: 3 2 0 0 3 3
Bu iki biçimde ikinci ve birinci teller üçüncü perdede ortak kalabilir. Cadd9’dan G’ye geçerken yalnız bas tarafındaki parmakları yeniden konumlandırmak, üstteki Re ve Sol seslerinin sürekliliğini sağlar. Akorun açık ve geniş duyulması bu ortak seslerden gelir. Yine de Cadd9’u her C yerine otomatik geçirmek iyi bir kural değildir: Melodide Re ile çatışan bir nota, bas çizgisi ya da yoğun bir düzenleme yalın C’yi daha uygun kılabilir.
Add9 ile 9 sembolünü ayırın
Cadd9, Do majör üçlüsüne Re ekler ve yedili içerdiğini söylemez. Yalın C9 ise akor sembolü geleneğinde dominant yediliyi de ima eder: temel nota kümesi Do–Mi–Sol–Si♭–Re’dir; pratik seslendirme beşliyi atlayabilir. Bu nedenle “add” sözcüğünü silmek yalnızca kısa yazım yapmak değildir, armonik içeriği değiştirir. Yedili sembollerinin mantığını maj7, min7 ve dominant 7 karşılaştırmasında nota nota görebilirsiniz.
İki aşamalı kulak ve geçiş çalışması
- Her biri dört vuruş sürecek şekilde D–Dsus2–D–Dsus4 çalın. İlk turda tek vuruş yapıp akoru çınlatın. Değişen ince tel notasını “Fa diyez–Mi–Fa diyez–Sol” diye söyleyin.
- Daha sonra G–Cadd9–Dsus4–D dizisini kurun. Her akora bir ölçü ayırın; üst iki telde kalan ortak sesleri dinleyin. Bu özgün çalışma döngüsüdür, belirli bir şarkının alıntısı değildir.
İkinci aşamada önce bütün akorları eşit şiddette çalın, sonra yalnız sus4’ten D’ye dönüşü hafifçe vurgulayın. Bir renk değişiminin “iyi” gelmesi için sürekli daha sert vurmak gerekmez. Dört ölçülük döngünün merkezini duymakta zorlanırsanız akor dizilerindeki gerilim ve dönüş fikriyle hangi akorun durak hissi verdiğini işaretleyin.
Tanı tablosu
| Duyulan sorun | Olası neden | Düzeltme |
|---|---|---|
| Sus2 hâlâ majör gibi belirgin | Üçlü nota başka bir telde yanlışlıkla çalıyor. | Her teli ayırın; gereken 1–2–5 kümesi dışında nota arayın. |
| Cadd9, sus2 sanılıyor | Mi sesi boğulmuş olabilir. | Dördüncü tel ikinci perdedeki Mi’yi tek başına temizletin. |
| Re biçiminde bas bulanık | Beşinci veya altıncı tel istemeden vuruluyor. | Pena başlangıcını dördüncü tele daraltın; x telleri susturun. |
| Geçiş yetişmiyor | Sabit parmaklar da kaldırılıyor. | Yalnız hareket eden ince tel parmağıyla sessiz prova yapın. |
Melodiyle uygunluğu sınayın
Bir akor döngüsünde renk seçerken üstteki sesi melodinin bir parçası gibi ele alın. D akoru üzerinde önce Fa♯, sonra Mi, ardından Sol notasını uzun tutup kaydedin. Aynı anda D, Dsus2 ve Dsus4 biçimlerini sırayla deneyin. Melodi Fa♯ üzerinde beklerken Dsus2 ya da Dsus4, akorun majör üçlüsünü kaldırdığı için beklediğiniz desteği vermeyebilir; buna karşılık Mi, Dsus2 ile ortak ses olabilir. Sonucu yalnız sembol adına göre değil, aynı anda çalan nota kümesine göre değerlendirin. Yoğunluk artıyorsa bir renk sesini çıkarmak da bilinçli bir düzenleme kararıdır.
Sus2 ve sus4, üçlüyü ikinci ya da dördüncüyle değiştirerek majör–minör kararını askıya alır; add9 ise üçlüyü yerinde tutup dokuzluyu ekler. Bir şekli kullanmadan önce içerdiği notaları söylemek, sonra melodiyi ve bası dinlemek gerekir. Böylece renk akorları rastgele süsler olmaktan çıkar, geçişte hangi sesin kaldığını ve hangisinin hareket ettiğini bildiğiniz düzenleme araçlarına dönüşür.